10 Haziran 2016 Cuma

Amsterdam Tatilimiz

Amsterdam..Hakkında gitmeden önce çok şey duyduğum ama görür görmez hepsini unutup umarsızca çok etkilendiğim şehir. Almanya Düsseldorf üzerinden trenle geçmemizin de bunda payı oldu sanırım, gri Almanya'dan sonra giriş yaptığımız tarihi tren istasyonundan çıkar çıkmaz şehir meydanında gördüğüm görüntü çok hoştu. Cıvıl cıvıl, yemyeşil, her yanı sular, köprüler, kanallar manken gibi kızlar erkekler bisiklet tepesinde dinç yaşlılar ile dolu bir şehir burası. Ayak basar basmaz dinamizmi hissedebiliyorsunuz.

Amsterdam Meydanı Tren İstasyonu

Şehir Merkezi'ndeki dev bisiklet parkı



Tren İstasyonu'nun karşısı Prens Hendrik Caddesi boylu boyunca eski binalarla dolu

Trenden inip biraz yürüdüğünüzde kanala baktığınızda karşınızdaki manzara bu 

Bu yazıda Amsterdam'a gidecek olanlara elimden geldiğince rehber olacak nitelikte gördüklerimi, deneyimleri ve kısa şehir turlarında öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum.Bizim konaklamamız 2.5 gün kadardı ama zamanı iyi değerlendirmek için elimizden geleni yaptık. Otelde uyku haricinde neredeyse hiç zaman geçirmedik. Onun için bu yazıyı mutlaka okuyun :) Hatta başka blog yazılarına da göz atın, bozulmam :). Çünkü bana göre ilk kez gidilen yerlere gitmeden önce mutlaka bir parça araştırma yapmalı ve blog yazıları da bu iş için en önemli kaynakları oluşturuyor.

Öneriler Hatırlatmalar;
  • Eğer yaz döneminde gidiyor iseniz güneş çıkınca hava çok sıcak oluyor ancak nehir turu da yapacağınızı varsayarak mutlaka ince bir hırka, şal, kot ceket vs. almanızı öneririm.Haziran ayı olmasına rağmen,  mutlaka yağmur yağar önerilerinden ötürü çantamıza şemsiye aldım kalın da kıyafetler ekledim. Bizim seyahatimiz kısa sürdü 2-3 gün içerisinde yağmura rastlamadım ama sabah ve akşam hava gayet serindi, ceketlerimizi giydik Ama öğlen sımsıcaktı, Amstel Nehiri'nde yüzen 3 kıza bile rastladım.  Bir de şehir içinde nehir kenarlarında çok hoş cafe'ler restaurantlar var hal böyle olunca vaktinizin çoğunluğu dışarıda geçecek, üşüdüm ettim dememek için valizde bir ceket bulundurun. Çünkü bizdeki gibi üşüyünce şal getirme hizmeti burada yok :) 
  • Bizim gibi Avrupa'nın bir başka kentinden tren ile gelecekseniz. Bileti önceden alırsanız çok daha ucuza almış olacağınızı, fiyatların son anda alımlarda çok yükseleceğini unutmayın. 3-4 kat fiyat farkı olabiliyor. Bir de bileti aldığınız kartı da yanınızda bulundurmayı unutmayın. Unuttuysanız da dua edin belki biletçi kredi kartınızı görmek istemeyebilir . Biz öyle yaptık :)
  • Su hatırlatması çoğu Avrupa şehri için geçerli ama ilk kez Avrupa seyahatinizdeyseniz yine de hatırlatayım. Su "Water" " Wasser" dediğinizde mineralli su getiriliyor. Siz "no gas" diyerek isteyin mutlaka belirtin.
  • Musluktan akan suyun, park meydan gibi yerlerde görülen çeşmelerdeki suların içilebilir olduğunu oldukça da lezzetli olduğunu müjdelemek isterim. 
  • Burası bisiklet şehri, şehri bisiklet ile ucuza gezin önerisi hoş bir öneri gibi gözükse de hiç bilmediğiniz bir yer için çok da aklımıza yatmadı. Bir yerde durmak istesen bisikleti kilitle vs. vs. fiyat olarak da tüm gün 10 Euro'dan başlıyor. 
    Biz bisiklet kiralamadık, ama obje hoş ..Yanında yerimi aldım hemen ;)
  • Bisiklete binmeseniz de bisiklet konusu önemli çünkü burada trafik bisikletlilere göre şekillenmiş durumda . Öncelik onlarda. Bizim ülkemiz gibi kaldırım ve yol arasında devasa bir yükseklik yok, çoğu zaman yola geçtiğinizi anlamıyorsunuz bile aman dikkat bisiklet yolundan gidiyor olabilirsiniz. Son sürat giden bisikletlerin yolundan hemen çekilin, orası onların .:)
  • Amsterdam'a gidiyorum deyince aaa magic mushroom yemeden deme diyen arkadaşlarınıza hı hı tamam diyip çizginizi bozmamanızı öneriririm :) Onların sihirli mantarını zehirli mantar diye çevirsek de olur. Yedikten 1 saat sonra etkisini gösterdiği söyleniyor. Bir gün sonra da geride kalan devasa bir yorgunluk...Bu şehirde bol bol yürüyeceğinizi düşünürsek, hiç o konulara girmeyin ..Sigara bile içmeyen biri olarak benden magic mushroom ve türevleri konusunda destek beklemeyin :D Sağlıklı yaşam destekçisiyim ben takipçilerim bilirler :))) 
    Cafe'lerden marketlerden alabileceğiniz gibi, envai çeşit uyuşturucunun tohumunu da bildiğiniz yol  üstündeki dükkanlarda görmek mümkün
  • Ben yol yorgunuyum ama dinlenmeyi bekleyecek vaktim yok nasıl da gezeceğim bu sokakları derseniz önerim kesinlikle hop oturup hop kalkmadan, Hop on hop off City Tour alıp 24 saat süre içinde kah 1 saatlik kah 2 saatlik, isterseniz otobüs isterseniz muhteşem nehir ve kanalları içerisinde gezebileceğiniz teknelere binmek. Biz ikisine de bineriz diye tercih ettik hem daha çok yer görebiliyorsun hem daha alternartifli fiyatı kişi başı 28 Euro.  Rehberlik hizmeti de var, oturduğunuz zaman size bir de kulaklık veriyorlar, hemen oturulan yerlerin yanında bulunan kısma kabloyu takıp Türkçe rehberlik yayınını dinlemek mümkün. Wi-fi da var diyorum başka da birşey demiyorum. Kanallarda gezerken şahane fotoğraflar çekmek mümkün. Telefonunuzun belleğinde yer var mı yok mu kontrol edin çıkmadan. Ya da iyi bir makine ile çıkın. 
  • Bendeniz şehir turu otobüsündeki GPS rehber, otobüs ya da bot o sırada nerede ise ona göre ilgili bilgileri dinlerken. 18 ayrı dil seçeneği var. 
  • Wi-fi demşken şehir meydanında, nehir kannallarında pek çok noktada çok kuvvetli olmasada wi-fi var.
  • Şehrin alameti farikalarından biri de I amsterdam harf sembolü önünde fotoğraf çektirmek. Burası nerede derseniz ..Çok sayıda müzenin de yer aldığı MuseumPlan'da yer alıyor. 
  • Meşhur I amsterdam Müzeler Caddesi'nde yer alıyor
Amsterdam'da Ne Yenir Ne İçilir
Yöresel yemekleri yıllar öncesinde tarlada sıcak soğuk demeden iş yapan halkın enerji almasını sağlayan bol karbonhidrat içerikli gıdalarından ibaret. Et, patates, lahana, bezelye ve peynirlerini bol bol tüketiyorlar. Buranın lezzetli peynirlerinden orada bulunduğumuz süre boyunca bol bol yemeye çalıştık. Restauranlarda et çeşitlerinde doğal olarak domuz eti çok ağırlıklı, bizde genelde restaurantlarda peynirli pizza çeşitleri arasında dolaştık..Hem ekonomik, risksiz ve de doyurucu..
Bir de muhteşem çeşitli marketlerinden aldıklarımızla kendimize sandviç yapıp hızlı atıştırmalıklarla günü geçirdik. Çok yürüdük, enerji lazımdı :)

  •  Enerji demişken buranın lezzetlerinden bizim patso'yu andıran sokakta satılan patates lezzetini mutlaka deneyin. Burada en ünlüsü Manneken Pis..Yani meali "işeyen çocuk" :) Alakası ne derseniz, bilmiyorum :)

Hollanda'nın 1 numaralı baharatlı kızarmış patates lezzeti. Önünde her seferinde kuyruk gördük!

  • Peynirlerini muhakkak deneyin, yemyeşil arazilerde, açık havada dolaşan gürbüz ineklerin sütlerinden yapılan bu peynirlerin şanı da ülkeyi aşmış durumda. 
  • Bu minik bisküvi waffle'leri istediğiniz enerjiyi ve lezzeti verecek türden. Şık kutularda hediyelik olarak da götürebilirsiniz.
  • Sütün lezzetinden olacak dondurması da çok güzeldi, devasa külahlarıyla..Ben fotoğrafını çekene kadar dayanamadım yedim 
Genel olarak yemekleri baharatlı, bol sebze çeşitli, kremalı..Tabi ki domuz eti çeşitleri ile bezeli. Ben buralara bayıldım ama kendi damak tadımızı da özledim derseniz.. Burada çok Türk yaşadığını ve çok sayıda döner restaurantı olduğunu unutmayın. Hatta burada Türkiye'dekilerden çok daha çeşitli seçenek sunan bir "Simit Sarayı" da görürseniz şaşırmayın.
Amsterdam'da Görülmesi Gereken Yerler;

Eğer bot ve otobüs şehir turu seçtiyseniz o sizi bütün gezilmesi gereken yerleri sırasıyla gösteriyor olacak.
İşte görülmesi gereken yerler sırası ile ;


  • Dam Meydanı, Madame Tussauds MüzesiBody Worlds (İstanbul'da gitmiştim, ülkeleri dolaşan bir sergi diyelim..burada vaktiniz bolsa gidin derim),ve yine tarihi Amsterdam Zindanları'nın bulunduğu bölge görkemli Royal Palace (Kraliyet Sarayı) karşısında sıralanmış. Meydanın yanındaki cafelerde oturup birşeyler yiyip içebilir, keyifle etrafı seyredebilirsiniz. Bizim Taksim Meydanı gibi Dam Meydanı'da buranın meydanı diyebiliriz. Meydanda kule gibi üzerinde insan figürleri olan bir beyaz anıt var. Bu büyük anıt 2. Dünya Savaşı'nda hayatını kaybedenlerin anısına yapılmış.

                                                                                                   
Sanat için soyunmuş bir abla, birazdan isteryenlerle resim çektirecek

Kafasına yem döküp oradan kuşları besleyen bir abi :)

Arkası pek meşhur bir alışveriş merkezi-oraya hiç uğramadım :)

Görülmesi gereken yerlerden biri de Madame Tussauds ama önünde uzzzun bir kuyruk vardı. Vakit kısıtlı, hava güzel es geçtik ;)


Dam Meydanı'nda eğlenceli dakikalar geçirirken :p



  • Windmill de Goyer (Yeldeğirmeni); Hani nerede yeldeğirmenleri derseniz, şehrin içinde 1 tane ilaçlık yeldeğirmeni var. Tabi şu an cafe-restaurant, alt kısmı hediyelik eşya dükkanı şeklinde. Tur otobüsü tam önünde duruyor. İsterseniz yakından görmek için inip bir bakın. 

Müzeler Bölgesi: Bölgede yer alan müzeler sırası ile ;   
  • Rijks Museum :,Şehrin en görkemli binalarından birisi olan bu bina 1800'lü yıllardan kalma sonra bir takım restorasyonlar geçirmiş tabi..Müzenin önünde herkesin fotoğraf çektirdiği meşhur IAMSTERDAM yazısı var. 
  • Van gogh Müzesinde de muhteşem eserleri görmek mümkün. Amsterdam Card alanlara girişler ücrersiz.24 saat şehir turu alanlara da %30 indirimli olan bu müzelere indirimsiz giriş ücretleri 14 er Euro . Tabi bir de sıra beklemek gerekiyor, internetten önceden satın almak tüm müzeler için sıra bekleme sorununu ortadan kaldırıyor. 
  • Diamond Museum (Elmas Müzesi) :Giriş ücretsiz. 
  • Anne Frank Müzesi : Gözyaşlarınızı silmek için mendilleri hazır tutun...Çünkü burada Almanya'da yaşanan Yahudi zulmünden kaçıp Hollanda'ya gelmiş bir Alman ailenin en küçük ferdi olan küçük Anne'in o dönemde tuttuğu günlüğün ortaya çıkması ardından seneler sonra yaşadıkları ev de müzeye döndürülür. 
  • Hermitage Museum : Sanat severler için kesinlikle gitmeye değer, dev tabloları, muhteşem sanat eserleri, görsellikleri ile şanını hak ediyor.
  • House Boat Museum (Bot Ev Müzesi) : Amsterdam'da 2500 civarı yüzen ev var, yani adı yüzen ev ama artık nehirde dolaşmaları yasak. Çünkü nehirde ciddi bir bot trafiği var zaten, bu geniş ve uzun evlerin de eklenmesini istememişler. Bu evler durdukları yerde suyun üzerinde yüzüyorlar. Nasıl birşey bu yüzen ev bir de yakından görelim diyorsanız, buraya uğrayın.   
Müzeler neredeyse bitti, en bilinenleri yazmaya çalıştım ama kesinlikle sanata dair müzeler bu kadar değil, ufacık kentte daha çok müze ve çok sayıda müzikhol  var. Denizcilik, Bilim ve Sanat gibi vs..

Bimhuis-Caz ağırlıklı dinletilerin olduğu bir müzik salonu
Bilim ve Sanat Müzesi NEMO Buranın bir özelliği de buradan gözükmeyen yüzünün üst tarafı adeta küvet gibi, üst kısmında merdivenlere çıkıp orada oturup manzarayı seyredip birşeyler atıştırmak mümkün. 

  • Heineken Experience :Bira benim için başlıbaşına bir sanat eseri derseniz . Burayı da ziyaret edin, bira kazanlarında biranın nasıl yapıldığını anlatan kısa bir tur ardından giriş ücretine dahil bira içebilir, adınıza yazılı bir şişe ile buradan ayrılabilirsiniz. Bira bu topraklarda yaşayanlar için ayrıca bir nimet. Neden? Derseniz ...Yıllar yıllar önce bu şehrin sokaklarında musluklardan akan sular hiçbirşekilde içilemeyecek gibiymiş ve o dönemlerde çocuklara bile bira içirilirmiş daha sağlıklı olduğu için. Ünü yurt sınırlarına taşmış Heineken'in torunları şu an ülkenin en zenginlerinden demeye gerek yok sanırım..


  • Red Light District : İşte şehirle özdeşleşmiş yerlerden birisi daha belki de bazıları için en önemlisi.. Amsterdam'da uyuşturucu, fuhuş herşey serbest..Yani insanın aklı da almıyor bazen, gündüz çiçekler böcekler spor ve sağlık dolu bir hayat ama saatler gece yarısına yaklaşıp da hava karardı mı çehresi değişen bir şehir burası. Yani böyle desem de yine de bunlardan uzak durmak, uzak kalmak mümkün. Şehrin havasına sinmiş, bazı cafelerde iyice ayyuka çıkan bir "ot" kokusu olsa da. Ne kafayı bulanlar sizi rahatsız ediyor, ne de o işlere girmek mecburi..Ama kültür turunu bozmayalım, deyip de sokaktan hayvanat bahçesi önünden geçer gibi geçtik. Redlight'lı hanımlar kızmasın :) Kırmızı ışıklı minik dükkanların ön penceresinde gece boyunca durup müşteri beklerkenki durumları biraz da komik. Göz kırpıp, dudak büküyorlar. Onların da kimseye zararı yok :D  İsteyen kapıyı tıklatıp fiyat alıyor. Bu alanda da bir müze olduğunu söylemeden geçemeyeceğim :) Red Light Museum Bu bölge de nehir kanallarından birinin çevresinde yer alıyor. Ana meydana çok yakın.Burada, diğer yerlerde ve muhtemelen Avrupa'nın her yerinde kadınlar gecenin bir ayrısı mini etekle bisiklete biniyor kimse bakmıyor. Yani kafaları bir milyon bazılarının tabiri caizse..Ama kimse kimseyi rahatsız etmiyor.  Gündüz de görüntü aşağıdaki gibi .. Bu sokaklardan geçerken Sting'i anmamak mümkün mü;? ROOOOOXANNNNNEEEEE kırmızı ışıkları yakma, çıkma oralara sana ömrümü verdim, gitme kötü yola dediği o güzel şarkı...




  • Amsterdam Kuzey Köyleri : Şimdi huzur...Biraz da doğa, biraz da yeşillik huzur bulayım, inekleri otlarken göreyim, yelderğirenleri ile savaşayım, kanallara karşı akan nehri huzurla seyredeyim lezzetli peynirleri, yiyecekleri yerinde yiyeyim derseniz adres merkeze yarım saat 1 saat mesafede yer alan Kuzey Köyleri olmalı. Edam, Volendam, Marken bu yer isimleri aklınızda tutun yarım gün kadar da zaman ayırmak gerektiğini ve yanınızda fotoğraf makinesi bulundurmayı da unutmayın 


    Veeee süre doldu......BYE BYE AMSTERDAM...Seni çok sevdim, tekrar görüşmek isterim :)

    Süre kısıtlı olunca biz bu kadar gezebildik. Daha gezecek çok yeri olan bu güzel şehre 2 gün yetmez ama imkanlar o kadar ise pekala 2 günde de güzel gezilir. Sağlıkla, sıhhatle daha çok yer gezip görüp görebilmek dileğiyle bu yazının sonuna geldik. Beğenmişsinizdir, gidecek olanlara da  faydalı olur umarım...Thegoodwish Blog'u izlemeye devam edin, beğenip paylaşmayı unutmayın :)
    Sevgiler ...

14 yorum :

  1. Amsterdam ı gezmiş olduk sayende :) çok güzel anlattın Amsterdam'ı insanın gidesi geliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Umarım ilk fırsatta gidersin. Burası özellikle gençlere göre zaten ;)

      Sil
  2. Çok güzelmiş.İnşallah bana da görmek nasip olur:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler . İnşallah leyleği havada görürüz hepimiz :D

      Sil
  3. Güzel ve ayrıntılı bir Amsterdam gezi yazısı olmuş. Elinize sağlık. Bize de gitmeyi ummak düşer :) Blogunuzu takibe aldım. Ben de beklerim. http://turgayaksoy.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, umarım gitme fırsatınız olur. Ben takip ediyormuşum zaten ;)

      Sil
  4. Temmuz ayında birkaç günlüğüne orada olacağım.Bu yazı ilaç gibi geldi.Tüm detaylar için teşekkürler ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Harika, şimdiden iyi eğlenceler :)

      Sil
  5. Merhabaa, blogunuzu yeni keşfettim takipteyim bende beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlaştık ;) Teşekkürler. Sevgiler.

      Sil
  6. müthiş bir gezi yazısı olmuş! Almanya'yı sevmiyorum ama şehirleri çok ilgi çekici.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler :) Almanya'dan çok daha renkli Hollanda ;)

      Sil
  7. merhaba bloğunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım ben de kitap bloğuma beklerim... sevgiler...
    www.kelepirkitapci.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel bir tanitim olmus. Merak ettigim sehirlerden.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...