26 Kasım 2016 Cumartesi

Elmalı, Fındıklı Yağsız Sütsüz Kek

Merhaba Herkese, bugün evde bunalan çocuklarla birlikte birşeyler yapmak kriz haline gelince,
Akşama doğru şu soruyu sordum.
kek yapalım mı???
Yanıt kurtarıcı olmuştu, sanırım benim de canım tadı damağımda kalan o keki yapmak istiyordu..

Şekersiz tariflerden sonra bu sefer de yağsız, sütsüz ve de hatta yoğurtsuz enfes bir kek tarifim var.

Tarif sevgili arkadaşım Ebru'nun, meğer o taaa ortaokul sıralarında bir arkadaşından öğrenmiş bu tarifi, bense yeni öğrendim 🙈neyseki yalnız değil mişim tarifi soran başka arkadaşlarım da olunca, instagramdan istekler gelince :) buradan da paylaşmaya karar verdim.

Evde kek yapmak bazen çözümün ta kendisi olabiliyor. Kekimiz bol fındıklı, elmalı olup yağsızdır 



Elmalı fındıklı keke farklı  bir bakış açısı 👇👇👇👇👇👇

İşte elmalı fındıklı kek :D


Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 1 bardaktan biraz fazla şeker
  • 1 bardak fındık ve/veya ceviz (rondodan geçecek)
  • 1 elma (soyulup, küp küp doğranacak)a
  • 2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1bardak un
  • 1/2 küçük çay bardağı su 
Yapılışı:
Yumurta ve şekerler mikserle tamamen karışana kadar çırpılacak, üzerine rondodan geçirdiğimiz fındıkları ekliyoruz. Ardından un, kabartma tozu, tarçın . Hepsi karıştıktan sonra küp küp doğradığımız elmaları da ekliyoruz. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede yarım saat pişecek, aslında bu kısım fırından fırına değişebiliyor, 20 dakikadan sonra kontrollü pişirmekte fayda var.

İşte gördüğünüz gibi bu kekte yağ yok, süt ve yoğurtta yok. Biraz daha ıslak kıvamlı bir kek isterseniz, bu  tarife bir miktar elma suyu da eklenebilir.
Burada da elmalı fındıklı yağsız sütsüz yoğurtsuz kekimize sanatsal bir bakış açısı var
Afiyet Olsun.
💟

25 Kasım 2016 Cuma

Koşun Kaçırmayın Kara Cuma İndirimleri ya da Black Friday "Dedikleri" Aslında Nedir?

Bundan 2 yıl öncesine kadar duymamıştım. Bu yıl da posta kutuma düşen elektronik alışveriş sitelerinin Black Friday indirimlerine, baktım bu yıl Carrefour bile katılmış.

Öncelikle Amerika'da ve ardından Kanada ve İngiltere'de Şükran Günü'nün hemen ertesindeki Cuma gününü kutsal! alışveriş manyaklığı günü olarak kutlanıyor. Özellikle teknolojik ürünlerde, tekstil de ve diğer pek çok üründe ciddi indirimlerin yapıldığı bugün de ekonomi de şahlanıyor gerçekten sadece 1 günde büyük rakamlarla cirolar, harcamalar gerçekleşiyor. O güne özel izin alan Amerika'lıların sayısı her gün artıyor, çünkü kolay değil mağazaların önünde yatıp, indirimli ürünü kapmak için efor sarfetmek gerekiyor.

Peki neden Kara?

İki sebebi var deniyor. Birisi daha kargalar işe gitmeden, sabahın kör karanlığında o gün dükkanlar açıldığı için black friday denmiş olması.

Diğer 2. sebebi biraz daha trajik, o da insanların o gün alışveriş için birbirini mecazi değil gerçek anlamda ezmesi! Aman evlerden ırak!

Black Friday ( Kara Cuma) Kavgası


Aşağıdaki videoda gerçekleşmiş en kötü Black Friday kazaları var.

Bugün de başkaları adına utandık denebilir pek ala. Gerçekten buna değer  miydi?
Ne %40 %50 indirimle  play station almak için diğer müşterilere biber gazı sıkan kadını, ne polisin müdahalesine rağmen elinden tv'yi bırakmayan adamı, ne de 80 yaşında bu sıraya girip ezileni, karnı burnunda geleni ve de bu izdihamı anlamak münkün değil.

İnternet siteleri de bugüne özel indirimler yapıyor, gidin efendi gibi oradan yapın alışverişinizi değil mi ama? Yaşasın sanal alışveriş. Hatta aslında yaşasın sadelik, yaşasın az ve özle yetinebilme..Bknz. tüketim çılgınlığı NASIL da zararlı,  insan hayatına bile mal olabiliyor. Videodaki yaşananlar gerçekten korkunç ve utanç verici, muhtemelen o hengamede sağlıklı düşünebilme yetilerini kaybediyorlar. Yoksa aklı, zihni yerinde bir insan evladının yapacağı işler değil.


İndirimlere karşı değilim bayılırım ama bu noktaya gelecekse aman bize de bulaşmasın bu salgın. Bu arada eski bir bankacı olarak, bugüne özel rakamları kıyaslamaları çok merak ettim ama bulamadım.

21 Kasım 2016 Pazartesi

Blogger Mim-2017'ye Doğru Hayaller, Dilekler ve Hedefler


Kasım Ayı'nın bitmesine şurada ne kaldı. Aralık geldi mi zaten yılsonu gelmiş demek. İşte 1 yılı da böyle hızlıca yedik, bitirdik. Kah güzel kah kötü anılarla. 2016'da güzel anılar da oldu elbet çok şükür, ama şu son ay kötü oldu bizim için, babamın hastalığının şokunu, üzüntüsünü hala atamadık üzerimizden. Hiç aklımdan gitmese de yazarak, sizlerle etkileşim içinde olarak  zihnime biraz soluk verdirmek istiyorum.

Çok sevdiğim Mim yazılarında hep kendi adımı da aradığım ve göremediğim :) günlerde, ilk fırsatta ben de bir tane yapıp rahatlayayım demiştim. İşte geldi Mim'imiz yılın son çeyreğinde iş hayatlarımızdan aşina olduğumuz Hedefler ise Mim'in konusu. Hedef yoksa hayal de olur, dilek de olur. Maksat muhabbet. Hem belki hayaller gerçek olur, bana da sonra gelir, fısıldarsınız. Ne güzel olur. Hayalleri, dilekleri, niyetleri hatırlamak, dualarla, yazılarla, planlarla hayatın koşuşturması içine usul usul yerleştirmek lazım. Yani hayal kurmak da emek istiyor arkadaşlar :)

İsmimden ve çekim yasasından esinlendiğim gibi olumlu düşüncenin, hayal kurmanın, dilek dilemenin ve buna inanmanın gücüne inanıyorum. Bknz. Hıdırellez, bknz. Secret :)Hep birlikte biribirimize ilham verelim, destek olalım, itici güç oluşturalım istiyorum. İçinde bulunduğum kasvetli ruh halimi, melankoliyi, bulutları aralayıp güneşi yeniden görmek istiyorum aslında.

Güzel şeyler düşünmek, gerçekleşeceğine inandığınız pembe hayaller , olumlu enerjilerle çevrelenmek istiyorsanız siz de yazıyı okuyan her kimse Mim'lendiniz bile kaçış yok :) 2017 için hazırlıklı olmaya çalışalım ve başlayalım o zaman. Yazının sonunda belki isminiz olabilir.

İşte Sorular😉👇👇

  1.  Kimse mükemmel değildir ama yine de eksikleri düzeltmek mümkün. Huylu huyundan geçmez mi dersin? Yoksa şu huyumu değiştirsem hiç fena olmaz mı? Nedir o huyun? 2017 için kendinde değiştirmek istediklerin neler?
  2. Meşhur Alaaddin'in Sihirli Lambası oldu ya kucağına düştü. Ve tabi ki 3 dilek hakkı verdi. Dikkatli düşün, klavyenden çıkan her cümleyi gerçeğe dönüştürebilir. Ne dilerdin?
  3. Şimdi gerçek hayata dönüyoruz, evin, çocukların, kendin, kedin.. için yeni yılda neler yapmak var aklında? Şimdiden düşünelim ki, yeni yıl kapıda hazırlıksız yakalanmayalım :)
  4. Piyangodan büyük ikramiye çıksa hepimiz dünyayı gezeriz değil mi? Sen neler yapmak isterdin? Bir de şöyle düşün, o istediklerin için çok  para şart mı? Belki de değildir.
  5. Para para para. Para harcamadan da gerçekleştirebileceğin hayallerin vardır elbet. Haydi onları da paylaş, bekliyoruz. 
Umarım beğenmişsindir.Sorular kafanı dağıtıp, sonra düzenli bir şekilde yerine geri toplanmıştır. Yastıkları, yorganları havalandırmak gibi düşün. 
Yoksa hepimiz biliyoruz "Hayat biz planlar kurarken, başımıza gelenlerdir."
Karşılıklı laflıyormuşuz gibi düşünelim. Çay kahve, kurabiye eşliğinde...

Okuduğun için gelecek yanıtların için şimdiden teşekkürler.

Okuyan isteyen herkes demiştim ama adet yerini bulsun, işte aklıma gelen sevdiğim,  çok değerli blogger arkadaşların isimlerini yazıyorum Mim'lendiniz efendim :) 

DEĞERLİ BLOGGER ARKADAŞLARIM, SİZDEN BİR RİCAM OLACAK. BLOG YAZINIZIN İÇİNDE MİM'İ BAŞLATAN, SORULARI HAZIRLAYAN ARKADAŞINIZI UNUTMAYIN OLDU MU? :)
Tesadüfen karşıma çıkan mimimde hiçççç ufacıcıık azıcık ismimin geçmediğini görünce birazcık üzülüyorum, çünkü mim'i görünce çok heyecanlanıp seviniyorum ama bir de bakıyorum sorular anonim gibi olmuş :)
HATTA BU SEBEPLE BLOG MİM GÖRSELİNİ DEĞİŞTİRMEDEN KULLANIRSANIZ SANKİ DAHA İYİ OLUR, GİBİME GELİYOR. 

SEVGİLER ! ŞİMDİDEN HERKESE İYİ, SÜPER, MUHTEŞEM BİR YIL DİLİYORUMMMMM

Daha Mutlu Yaşam
Bademle Buduk
Acemi Demirci
HAYAT PAYLAŞTIKÇA GÜZEL
Ece Evren
Kübra y
Yeliz
soslu badem
Tigris Driver
Ilgın Dünyası
Simurg'un Kalemi
Çağla Görmenoğlu
Sinem Demirdöven
Matmazel Green
Serhat Ocak (Ne Okudum Ne İzledim)
TINGIR MINGIR YAŞAMAK
Deryanin Sporgünlüğü
Siyah kuğu
Keyifli anne
Duygun Evrim Su Korkmazgil
ceyda DIY
Gözde'nin Blog Günlüğü
Yeşimle Her Telden
şeyda nur Dincer
Blog Yazarki
durri yekta
Kübra Gülen
Deneyimli Anne
Ause Esua (AuseEsuaBlog)
İzan IŞIK



17 Kasım 2016 Perşembe

Vejeteryan mı olsam dedirten, sebze çorbası tarifi..Bir nevi detoks...

Vejetaryen değilim ama olanlara saygım var .
Yapılan araştırmalara göre vejeteryan beslenme ile sağlık arasında pozitif bir ilişki var.
Vejeteryan beslenenler kalp damar hastalıklarına %30, kansere de %40 oranında daha az yakalanıyorlar.


Sebze sevmeyen 🙈 eti bol tüketen biri olarak, ağırlığı değiştirmeyi planlıyorum bende, henüz radikal bir değişikliğe hazır değilim, eti de çok seviyorum zaten.
Bugünden itibaren.
Bol sebze, az et olacak bundan böyle . Haydi bismillah 😀
Yeşil çorba da çok lezzetli oldu, yapılışı da pratik paylaşayım dedim 😉


1,5 lt kaynamış suya
🍜250-300 gr. brokoli
🍜10 dal ıspanak
🍜 1 ufak soğanı 5'e kesip attım
🍜 1 patates yine çok ufalamadan
🍜 1 bardak et suyu (dayanamadım yine suyundan kattim)
🍜 yarım limonun suyu 🍜 az tuz 👍 düdüklüde 1 saatte servise hazır .


14 Kasım 2016 Pazartesi

Hayatımızı Güzelleştiren Küçük Sırlar-Dolunay Zamanı Mutlaka Okuyun

Bu akşam yani 14 Kasım 2016 günü, Ay gezegenimiz Dünya'ya en yakın olduğu pozisyonda olacak. Normalde gördüğümüzden hem daha büyük hem de daha parlak gözükecek.



Ay'ın Dünya'ya yakınlaşması ile birlikte doğa olaylarında da değişimler gözlenebileceği gibi bizlerin ruhunda,iç dünyasında da bir takım etkileri olacak.

Yüzyıllardır insanlar ayın hareketlerinin dünyaya ve kişiler üzerindeki etkilerini tecrübe edinerek günümüze taşımışlardır.

Nasıl yeni bir yıla girerken, ya da doğumgünümüzde, veyahut Hıdırellez günü çeşitli dilekler diliyor, çeşitli "dilek dileme" ritüellerinde bulunuyor isek. Dolunay gününde de yeni ayın aksine, kurtulmak istediğimiz kötü  alışkanlıklarımız, kendimizde beğenmediğimiz bize ket vurduğuna inandığımız kötü alışkanlıklarımız, hatta belki fazla kilolarımız masaya yatırılabilir.

Yeni ay yeni başlangıçları simgelerken, dolunay kabullenişleri ve vedalaşmaları gündeme getiriyor. 

Bu sefer boğa burcu etkileri ile gerçekleşen dolunayda, sabır, sebat, güven, irade ve maddi konular vurgulanacak. 

Spiritüel uzmanlar, çekim yasası ile harmanladıkları tüm bu eylemlerin, doğa olaylarının ışığında çeşitli ritüeller ile beklentilerimizi kolaylaştırmaya çalışıyorlar.


  • Kurtulmak istediğimiz, vedalaşmak istediğimiz kötü alışkanlıklar ve kötü koşullardan kendimizi kurtarmış ve yerine koymak istediklerimizi koymuş, ununu sermiş, ipini asmış bir şekilde kendimizi hayal edip, zihnimizden geçirmenin yeni hayatımız yolunda çok önemli bir adım olduğunu söylüyorlar.



  • Kötü enerjilerden arınmak için, bedensel ritüeller de var tabi. Himalaya tuzu ve sirkeli su ile banyo yapıp olumlamalar eşliğinde negatifliklerden arındığınızı hayal edip, bunu gerçeğe çevirebilirsiniz.


  • Evde çeşitli tütsüler yakmanın, defne adaçayı gibi otları yine tütsü niyetine kullanmanın ritüellerin etkisini arttıran etmenler olduğu söyleniyor.

  • Hatırda kalmazsa, satırda kalır. Artık bitsin dediklerimizi, memnun kalmadıklarımızı, istemediklerimizi kağıda döküp rahatlarken, boşlukları da iyilikler, güzellikler ile doldurun. Kendinizi olmasını istediğiniz durum, koşul ne ise öyle yazın, öyle hayal edin diyorlar. Örneğin " Geçmişimle barışığım ve hayatımdan çıkarmak istediklerimi çıkarttım, güzelliklere yer açtım" gibi . Siz bunu çeşitlendirebilir, kendinize uyarlayabilirsiniz. 

  • Ve mum.. Işığın etkisi, mum ışığına bakıp da rahatlamayan, etkilenmeyen yoktur herhalde. Biraz kül, biraz duman, biraz mum ışığı. Evet dolunay gökte parıldarken, bizde kendi iç dünyamızda yakıp, yıkıp yeniden onarmak istediklerimizi mumun ışığında gerçekleştireceğiz.
Super dolunayın bir etkisi de fazlaca hassaslaşıyor olmamız. Hassaslık sadece olumlu anlamda olsa iyi ama beraberinde öfke, kızgınlık, kırgınlık ve hırçınlığı da beklemediğimiz bir hızla getirebilir.
Bunu bilirsek belki duygusal anlamda da sabır anlamında da kendimizi kontrol edebiliriz. Bugün şans eseri karşıma çıkan bu anonim yazı ile yazıma son vermek istiyorum. 


Hatırlamamız gerekenleri vurgulayan güzel bir yazı 👇
*************************************************************************************************************************************
Hayatımda ilk önce sevmeyi öğrendim. Çünkü sevdikçe, kendimi hissettiğimi gördüm.
Affetmenin ne olduğunu anladım ve affetmenin yeni insanlar kazandırdığını gördüm.
Bir gün geçmişe baktığımda pişmanlığımdan üzülmediğimi gördüm, bunları ben yaşadım çünkü.
Birisini hatırlamanın aslında bir telefon görüşmesi kadar basit olduğunu biliyorum artık.




Aslında bana değer veren insanların çok yakınımda olduğunu fakat gözlerimin hep uzaklarda olduğunu anladım.
Birisini kırdıktan sonra özür dilemenin beni ben yaptığını anladım.
´Sen benim için önemlisin´ cümlesinin verilebilecek en büyük hediye olduğunu fark ettim.
Bir yerden sonra kelimelerin mana ifade etmediğini biliyorum.
Sahilde yürür ve düşünürken birinin de beni düşündüğü duygusu beni sevindiriyor.
Mutlu olmanın aslında bir kedinin güzel bir anını yakalamak kadar basit olduğunu anladım.


Kaçırdığım fırsatların bana yeni fırsatlar yarattığını gördüm.
Yıldızların benim için parladığını göremeyen gözlerimin gün geldiğinde hayatımdan kayan yıldızların gömüldüğü maziyi unutması gerektiğini anladım.
Gözlerin kelimelerden daha önemli olduğunu ve yalan söyleyemediklerini biliyorum artık.
Hayatımda yanımda görmek istediklerimi yanımda göreceğim, çünkü onların bana değer verdiklerini biliyorum.
Yaşamın yaşamaya değer olduğunu ve istersem mutlu olabileceğimi öğrendim.

||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
E-mailinizi bırakarak, yazıları sıcağı sıcağına posta kutunuzda bulabilirsiniz.
Google friend connect'ten, Instagram ve Facebook'tan da takip etmeyi unutmayın .




10 Kasım 2016 Perşembe

Nefis Arpa Şehriye Pilavı

Şehriyelerin pirinçlerden rol çaldığı, pilavların en güzeli, sofralarınnnnn ....Çok bayıldığım arpa şehriye pilavı aslında pilavlarda pirincin, bulgurun yanına ilave kullanılan, çorbalara lezzet ve doyurucu olsun diye eklenen bir makarna çeşidi. Şekli arpaya benzediği için böyle denmiş.

Ben de blogumda çok beğenilen arpa şehriye pilavı tarifimi paylaşmak istedim bugün. Tarifim soğanlı, kırmızı biberli, ben lezzet kattığı için bu şekilde yapıyorum ama dilerseniz siz katmayabilirsiniz.



Malzemeler ( 5 Kişilik) :

  • 2 su bardağı arpa şehriye
  • 1 küçük kuru soğan
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 çorba kaşığı salça
  • 3 bardak sıcak su ( 1 bardağı et suyu )
  • 1/2 adet kapya biber küçük küçük dilinmlenmiş
Yapılışı :

Tereyağı ile birlikte küçük küçük doğranmış soğanlar yumuşayana kadar pişirilir.

Salça eklenir, salçalar pişince doğranmış kırmızı biberler. 
Ardından arpa şehriyeler eklenip, kavrulur. 
Sıcak su ve et suyu eklenir, tuz, biraz karabiber ekliyoruz son olarak . 11-12 dk. da pilavımız hazır.

Not: Arpa şehriye pilavı evet kalorili, ama klasik beyaz pirinçten daha masum yine de yerken ölçüyü kaçırmamak da fayda var. 



Afiyet Olsun.


||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
E-mailinizi bırakarak, yazıları sıcağı sıcağına posta kutunuzda bulabilirsiniz.
Google friend connect'ten, Instagram ve Facebook'tan da takip etmeyi unutmayın .





4 Kasım 2016 Cuma

Colmar - Pasta gibi tatlı bir Fransız Kasabası

Avrupa'nın en güzel köylerinden biri o . Çoğu gezgin tarafından ilk 10'da.

Noel'de Colmar


Vespa Alsace Bölgesi'ne yakışıyor 


Fransa'nın Almanya sınırındaki meşhur Alsace (Alsaz) Bölgesi denilen Şarap Yolu'nun uğrak yerlerinden biri Colmar. Küçük Venedik, "Petite Venice" diye de biliniyor. Venedik gibi olmasa da su kanalları ve kanalda gezinti için küçük gondolları var. Bu şirin Fransız kasabası İsviçre ve Almanya ülkelerinin sınırlarına komşu. Yolunuz buralardan geçiyorsa, mutlaka görünüz diyorum pişman olmazsınız .  Zürih'ten 1 saat uzakta, trenle Basel'den 40 dakika, Strasbourg'dan da araba ile 1 saat. Sttutgart ile arası 200 km.



Colmar küçücük bir yer, ama huzur, keyif, gurme lezzetler arayanlar için herşeyi içinde barındıran bir yer. Süslü balkonları ile renkli evler, taş kaldırımlı sokaklar, geçmişte yaşıyormuşsunuz hissi veren nostaljik bir ortam ...Fotoğraf severler ayrıca çok beğenecektir diye düşünüyorum.
Mavi Panjurlar Nasıl? Colmar'da tüm evler cesur

Hatta bence şartlarınız uygunsa yıl sonunda biraz günlük olaylardan uzaklaşıp Avrupa'daki Noel kutlamalarını görmek istiyorsanız, bir yandan da çok kalabalık istemiyorsanız burası güzel bir alternatif olabilir.

Noel'de Colmar

Neden pasta gibi dedim Colmar için, çünkü çok şirin cafe'leri pastaneleri var. Bizim yıllar önceki şirin ruhu olan pastanelere benzettim hatta bir kaç tanesini.

OMG! :) Colmar'da tatlı,çikolata çeşitleri enfes öntesi


Avrupalı'lar süsü püsü seviyor aslında, dükkanlar, sokaklar evler çok albenili . Ama süs dediysem bizim "Eyvah görümcem geldi, hazırlıksız yakalandım. Alelacele böyle bir sunum hazırladım" tarzı değil :))
Meşhur Hazırlıksız Yakalandım:)
 İç açan, baymayan bir süsleme diyebilirim buna ağırlıkla çiçeklerden oluşturulmuş.

Colmar leyleklerin de uğrak noktası, orada huzurla yaşıyor olmalılar ki, burada çok leylek görülüyormuş. Biz rastlamadık ama binaların üstünde, çatılarda bolca leylek figürü gördük.

Colmar'ın simgesi Leylek

Başlıklar altında Colmar hakkında konuşursak;

Colmar'da ne yenir?
Şirin, fiyatları uçuk olmayan, fonda 80'ler pop parçaları çalan, merkezde yer alan L'ancienne Douane'de midye yedik çok güzeldi, pirinçsiz hakiki midye :) koca bir tencere ile geliyor . Midye seviyorsanız kaçırmayın.
Colmar'da midye
Tavuk Şinitseli de çok lezzetliydi.
Pizza görünümlü lahmacunumsu "tarte flambee"'si de denemeye değer.
Sadece bunlar mı? Hayır isteyene istiridye de var.
Yerel birası güzel.
Şarapları zaten malum, bölgenin şarapları isim yapmış. Yedi çeşit üzümü ve yedi çeşit şarap markası var.
E peynirleri tabi özel.
Tatlılar...Burası tatlı, pastane ürünü cenneti. Bir de bol çeşitli, meyveli, yemişli nuga helvaları var ki. Of of yani .

Colmar'ın muhteşem lezzetli Nugat'ları

Colmar'da görülmesi gereken yerler?
Başlı başına kendisi :) Çocukla gittiyseniz, turistik tren çocukların çok hoşuna gidecek tavsiye olunur. Hem yorulmadan dolaşmış olursunuz.
Düt Düüüt Açılın :)

Frederic Auguste Bartholdi'nin müze evi. O kim mi? Ben de bilmiyordum, burada öğrendim. 1886 senesinde yapılan, Amerika'daki Özgürlük Heykeli'nin mimarı. Müze haline gelmiş evinin önünde sembolik bir de Özgürlük Heykeli var. Erken fark etseydim, mutlaka heykelle Amerika'ya gitmiş gibi bir his yaşamak için bir foto isterdim :) Giderseniz aklınızda olsun.  Özgürlük heykelinin ucu Osmanlı'ya kadar uzanan da bir hikayesi var ama rivayette kalmış. İlgilenen araştırabilir :)

Özgürlük Heykeli Colmar'da


Bir miktar tarih daha diyenlere Colmar tarihi boyunca Fransa ve Almanya arasında gidip gelmiş, bir Almanya sınırlarına dahil olmuş, bir Fransa derken. Fransa'da kalmış. Bu sebeple kültüründe hem Alman, hem Fransız izleri var.

İsviçre'ye gittiğimizde bizi süpriz yaparak Colmar'a götüren abime de ayrıca buradan teşekkürler :))

Kendisine sadece Colmar çok güzelmiş diye duydum, İsviçre'ye yakın mı demiştim :) Benim yeni yerlere merakımı bilen abim, çok güzel bir süpriz yapmış oldu.
Sevgili Abim, bendeniz ve sevgili eşim :)
Şimdi sizi Colmar fotoğrafları ile başbaşa bırakıyorum :)


Süslü Colmar Evleri

Colmar'da turistlerin fotoğraf çekmeden dönmediği yerlerden biri

Ufacık Colmar'da Noel Meydanı Çok
Seversem bırakmam temsili :D

1 Kasım 2016 Salı

Somuncu Baba - Aşkın Sırrı

Yerden kilometrelerce yüksekte, gökyüzünde uçakta izledim bu filmi. 
Türk Hava Yolları'nın uçaklarında koltuk arkalarında multimedya özellikli ekranlar var  belki denk gelmişsinizdir. Uçuş sırasında ekranlardan isterseniz sinema izleyebilir, ister sesli kitap ya da müzik dinleyebilirsiniz. Ben Somuncu BABA filmini seçtim, oyunculardan tek ismini bildiğim şu anda TV'de dizisininden tanıdığım Furkan PALALI vardı. Furkan Palalı dizisinde zengin ve hayli snob bir genci canlandırıyor. Sinema filminde ise tam tersi . Filmin yönetmenliğini de Kürşat Kızbaz yapmış, film 1 yıl gibi bir sürede çekilmiş.



Ben geç kalmışım, Nisan 2016'da vizyona girmiş, ama daha önce ne duydum ne de gördüm bu filmi. Hoş zaten çocuklardan sonra sinemaya gitmek pek kolay değil..



İyi ki seçip, izlemişim.Beni bambaşka yerlere aldı götürdü bu film, Somuncu Baba 1300'lü yıllarda Kayseri dolaylarında yaşamış gerçek bir derviş, bilge kişi Babasının ölümü ardından, hayatın anlamını, Allah aşkının sırrını aramak üzere yollara düşer. Öyle böyle değil, ama 1 yıldan fazla sürer yolculuğu, yürüyerek dağları aşar. Karlı tepelerden geçer, Şam'a kadar uzanır . Dile kolay yürüyerek...

Aşkı arama yolunda 


İçinde yaşadığımız dünyada, unuttuğumuz, daha doğrusu özümseyemediğimiz maneviyatı "ney" sesi ile sonuna kadar hatırlatan bir film olmuş . İçime attıklarım, hüzünlerim, sevinçlerim hepsi su yüzüne çıktı izlerken, yol boyu gözlerimden yaşlar aktı durdu. Ağlamaya da ihtiyacı var insanın. Hep güçlü gözükmek, hep neşeli gözükmek çağımızın dayattığı birşeyken, arada bir dünyevi dertleri unutup dalıp gidebilmek gerekiyor. Sonuçta dertsiz olanımız var mı...



Sonradan adı Somuncu Baba olarak anılacak olan Hamid Çilehane de manevi eğitim alırken, ilk iş olarak verilen ekmek yapmayı öğrenirken


Filmi izledikten sonra görmek istediğim yerlere Konya'yı da ekledim. Her ne kadar film Aksaray ve çevresinde geçiyor olsa da. Konya'nın da o ruhani atmosfere sahip olduğunu düşünüyorum.

Film vizyondan kalkmış, izleyemezseniz ben bazı sözleri seçtim sizler için. Aynı isimli bir de kitabı var Somuncu Baba-Aşkın Sırrı ismiyle Mahmut Ulu yazmış, kitabından da aşağıdaki satırları seçmiş.

Ey yolsuz menzillerin aşka talip yolcusu! Aşk, ayrılık mevsiminde gökyüzünden katre katre hüzün düşerken sevda tüten şehri sessizce terk edip sır olmaktır. Aşk, ne yaz ne kış… Aşk, mevsimsiz sevip zamansız ve mekânsız gitmektir. Aşk, sendeki seni ararken sensizlikte kaybolmaktır…
Aşk yolcusu zamansız ve mekânsız gidedursun aşksızlığın alıp başını gittiği bir zamanda zaman durmuştu. Aşkın kefaretini ödeyip dünya sürgününü bitirenler, sevda tüten iklimlerden sırrın geldiğini görünce sevgilinin selamıyla sükûn ediyordu.
Aşk sır mıydı? Aşkın sırrı olur muydu? Aşk esrarın perdesini yüzüne çekince sır olmuştu. Aşk dilden çıkmıştı. Dil harfsiz, kelimesiz söz olmuştu. Şeyh Hamid-i Veli bugün aşktı. Sükûtu konuşturan nefesi, kelimelere can veren dili aşk ile söyledi:
“Aşktı beni benden eden, aşktı beni ben eden. Yandım. Yakıldım. Çamurdum can oldum. Hamurdum nan oldum. Yürek alevsiz yanar ocak ateşsiz. Nan’ı ateş pişirir insanı aşk.
Yandım. Yakıldım. Aktım. Duruldum. Ateştim. Kor oldum. Var idim yok oldum. Aşk isterse zindan ışık, aşk isterse sır ayan. Ne ben varım ne sen. “Atarken sen atmadın. O attı.” ayetinin sırrınca ben sadece hiçim. Sadece bir hiç..!
Yandım. Yakıldım. Öldüm. Doğdum. Zerreydim hiç oldum. Aşktım, Sır oldum. Hak ile olmaktan hiç vazgeçmedim. Vazgeçecek değilim. Lakin sen vazgeç sırrı ayan etmekten. Sorma “Kimsin?” diye. Ben sadece sırrım, sadece sır!”
Sadece bunlar değil aslında filmde her bir bakış, her bir söz, her bir ah'ın bir anlamı vardı. Furkan Palalı gerçekten oyunculuğu ile hayrete düşürdü beni.  Rolünün hakkını vermek dediklerini harfiyen yerine getirmiş. Ben dediğim gibi çok etkilendim, bolca metafor vardı filmde ve hepsi çok dokundu.

Belki de inancın en önemli gerekliliği olan yaradılanı yaradandan ötürü sevmek gerektiğini. Yaradılana duyulan sevgiyi yaşamadan, gerçek aşkın bulunamayacağı
Tüm varlıkların bir ruhu olduğunu
Sabrın sonunun illa ki selamet olduğunu
Kadere teslim olmak gerektiğini aldım ben bu filmden. Ve ağladıkça da rahatladım biraz.

Ve filmin sonunda ekrana gelen Mustafa Ceceli şarkısı ile de bitiriyorum yazımı. Klipte filmden de görüntüler var. Bakalım siz de sevecek misiniz?




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...