27 Mayıs 2016 Cuma

Evde Sağlıklı Çikolata Yapımı

Hayaldi gerçek oldu..

Ne zamandır aklımdaydı, hastayım hasta canım ister "çikolata" dedim ve yağmurlu kapalı havayı fırsat bilip, evde çikolata yapma işine giriştim.
Gerçekten de söylendiği gibi kolay bir işlemmiş, evde çikolata yapmak, malzemeleri tedarik edin, sevginizi katın :p sonra da buzluğa atın, 15 dk da çikolatanız, daha doğrusu "çikolata gibi" olan zararsız tatlınız hazır.
Çikolata gibi çünkü, tam olarak da marketlerden aldıklarımıza benzemiyor. Ee ne de olsa organik, ev yapımı çikolatamız elbette fark olacak ama ben beğendim öncelikle onu söyleyeyim ve malzemeler ardından tarife geçeyim.


Son yazılarımı ve instagramdaki paylaşımlarımı bilenler fotoğrafa bakınca "yine mi hindistan cevizi yağı" diyecek evet yine o :)

Neler gerekli?

  • 2-3 çorba kaşığı Organik Hindistan Cevizi Yağı çikolata yapmak için bu yağ şart değil tabi ama sağlıklı olan alternatiflerden birisi bu. Diğeri kakao yağı.
  • 1 çorba kaşığı Keçiboynuzu Özü - isterseniz fıstık ezmesi de ekleyebilirsiniz.
  • 2-3 çorba kaşığı Keçiboynuzu Tozu
  • 2 çorba kaşığı Kakao
  • Fındık, fıstık, antep fıstığı, kuru üzüm, vs. vs. pek çok şey ilave edebilirsiniz katı halde.Seçim tercihinize kalmış
  • 1 paket Vanilya o da tercihe bağlı olmasa da olur.
Gördüğünüz gibi içinde ne şeker, ne margarin, ne de bitkisel yağ var. İçerik tamamen faydalı, hindistan cevizi yağı ve keçiboynuzu tozu ile ilgili neye yarar diye merak ederseniz. buyurun, hindistan cevizi yağı için buraya , keçiboynuzu tozu için buraya 

Nasıl yaptık?

Bu tarifi kızımla birlikte yaptık. İlk önce hindistan cevizi yağını biraz ısıda 1 dk da erittik. O esnada Ece fıstıkları ayıkladı, yedi ..
Katı halde kavanozda duran, hindistan cevizi yağının ısıtılmış hali.


Tüm malzemeleri katıp karıştırdık, fıstıkları en son ekledik. 


Altına yağlı kağıt koyup, gördüğünüz gibi evde ne bulduysam o kaplara kaşık kaşık karışımdan koyup buzdolabının derin dondurucu kısmına gönderdim. 15 dk sonra baktığımda bile olmuş gibiydi, ama ben yarım saat sonra çıkarttığımda böyle güzel bir manzara ile karşılaştım.

En sevdiğim çikolatalar bitter, fıstıklı ve ince olanlardır' Yuppi işte olmuş :)





Çoğu tariften daha kolay, pratik, besleyici "lezzetli"...Şimdi tadım yorumlarına geleyim. Ben beğendim, Bora çok sevdi! "bi tan daa" diye diye 4-5 parça yedi. Ki bu beni çok mutlu etti :) Çünkü Bora da annesi gibi çikolatayı çok seviyor. Bıraksam öğün olarak yer. Zaten biraz da onun için arayışa girmiştim, çok yiyor yasaklamaktansa alternatif bulayım demiştim. Öyle de oldu gibi.
Zaten bu ev yapımı tariflerin çoğu çocuklar için, özellikle de alerjisi olan çocuklar için, diyabetli çocuklar için kurtarıcı oluyor. Hem mahrum kalmıyorlar, hem zarar görmüyorlar..

Dışarıdaki çikolataların özellikle de ucuz olanları maalesef, yoğunlukla nebati yağ ve şeker içeriyor. Özellikle kaliteli yağ konusu şeker kadar önemli . Kaliteli, besleyici yağlar sağlık için yararlı iken, diğerleri oldukça zararlı..

Evin diğer 2 üyesi ise pek beğenmedi :) Eşimin zaten tatlılarla pek arası yoktur. Tadınca yorumu "ben pek bişey anlayamadım, tat koku almıyorum gribim ya" şeklinde oldu..
Ece ise yapım ve üretim aşamasında olmasına rağmen hiç beğenmedi, o bir parçayı bile yemedi.

Bizdeki durum bu şekilde oldu. Bora çikolatayı çok sevdiği için ve de ev yapımı çikolatamızı da çok beğendiği için ben mutlu oldum. Amacıma ulaştım diyebilirim .

Sizlerde deneyin bakalım sevecek misiniz? Umarım emeğinize değer. Zor bir tarif değil, kek yapmaktan 30 kat kolay, malzemeler biraz daha pahalı sadece..Yine de Godiva'lardan daha hesaplıya geliyor :)

Notlar:
  1. Bu çikolataların içinde katkı maddesi olmadığı için dışarıda kalınca zamanla eriyecektir.Buzdolabında saklamakta fayda var.
  2. Ben acele ile yaptım, elime geçen kapta erittim, buz kalıbında soğutup güzel şekilli çikolatalar yapabilirsiniz.
  3. Yazımı beğendiyseniz yorum yapmayı, sayfamı takip etmeyi unutmayın :)
Afiyet olsun, 
Sevgiler.


18 Mayıs 2016 Çarşamba

Şimdi Bezelye Zamanı

Sağlık, güzellik ve enerjiyi her zaman da tropik ülkelerde, son moda besinlerde aramamak lazım. Hep farklı şeyleri övecek değilim ya, bugünkü övgüler "bezelye" için çünkü akşama bezelye var :)



Bezelyeni tam mevsimi olunca pişirmemek olmaz. kilosu 3 TL'den enerji ve protein deposu bezelyenin faydaları saymakla bitmiyor.


İşte sırayla bezelyenin yararları;
  • Kalorisi diğer bitkiler gibi yüksek değiL, kilo aldırmaz. Lifli yapısı ile bağırsakları çalıştırarak zayıflamaya yardımcı olur, Pişirirken şeker de atmaya gerek yok. O alışkanlık annelerimizde fazlaca vardı, ben hiç atmıyorum.
  • Taze bezelye folik asit için mükemmel bir kaynak. Hamileler ve hamile olmak isteyenler bolca yesin :)
  • C Vitamini deposu  Bağışıklığı yüksekte tutar.
  • Bezelye kalp sağlığına iyi gelir, özellikle kolesterol düşüklüğüne yardımcı olan, fitosteroller ß-sitosterol içermektedir. 
  • Bezelye de K vitamini de var. K vitamini kemik gelişiminde önemli bir role sahiptir. Aynı zamanda, beyindeki nöronal hasarın sınırlandırılması ile Alzheimer hastalığında da rolü bulunmuş.
  • Taze yeşil bezelyede karotenler, lutein gibi yaşlanma önleyici anti-oksidanlar ve flavonoidin yanı sıra A vitamini bulunur. A vitamini  deri ve gözler için  gerekli . Ayrıca, flavonoidler zengin doğal meyve tüketimi akciğer ve ağız boşluğu kanserlerine karşı korunmada yardımcı olur.
  • Bezelye aynı zamanda, pantotenik asit, niasin, tiamin, piridoksin ve diğer birçok önemli B-kompleks vitaminlerinide içerir. Dahası  kalsiyum, demir, bakır, çinko ve manganez gibi çok sayıda mineral için zengin bir kaynaktır.
Yani enerji, gençlik, sağlık için ne ararsan var.

Yenebilen sağlıklı besinlerin pek çoğu cilt için faydalı, pek çoğu cilt üzerine direk tatbikle daha çok etki gösterebiliyor.

Evet bezelyeden de cilt maskesi yapılıyor. Toksinler, egzos dumanları ve en başta sigaranın ciltte yarattığı tahribatın en görünür göstergesi solgun bir cilt olmuştur. Solgun cildi, doğal yollarla canlandırmak mümkün! Tarif Dr. Ender Saraç'ın

Ve işte Bezelye Maskesi ;

Malzemeler,

  • İki su bardağı bezelye
  • 1 adet yumurta
  • Yarım fincan zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı un
Yapılışı;
 
İki su bardağı bezelyeyi ezdikten sonra üzüm pekmeziyle
karıştırın
. Yumurtanın akı ve yarım fincan sıvı zeytin yağı ilave edin. 1 çay kaşığı unu maske kıvamına gelinceye kadar karıştırın.
 
Bezelye maskesi cilde parlaklık ve canlılık sağlıyor. Maskeyi gece yatmadan uygulayın. Sabah kalkınca cildi ılık suyla yıkadıktan sonra gül suyu ile kompres yapın. Cidinizdeki parlaklığı ve canlılığı hissedeceksiniz. Aynı zamanda cildin gençleşmesine de faydası olduğu söyleniyor. Gece öyle uyumam derseniz, gün içinde ciltte tutabildiğiniz kadar tutun. 


Bir diğer faydası da çocuklar bezelye ayıklama işini çok seviyor. Yakışıklı yardımcım, daha çok parçaladı, bezelyeleri sağa sola fırlattı, ayıklama işi bitince de ağladı ama kesinlikle bu işi çok sevdi ve de oyalandı. Motor becerileri gelişti, kendi kendine birşeyler becermiş oldu . Bezelyenin Montessori'ye bile katkısı  var.:D



:)
Afiyet olsun.

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Sanki İsveç Çakısı- Mutfak, Sağlık ve Kozmetik Mucizesi "Hindistan Cevizi Yağı"

Oldum olası hindistan cevizini sevmişimdir, mucizevi hindistancevizi yağını biraz geç keşfettim ama şimdiden sonra bırakmaya niyetim yok. Aslında uzun zamandır aklımdaydı ama alma fırsatım olmamıştı, en son Macro Center'da karşıma çıkınca onu bırakamadım. Sayısız faydalarını çevremle de paylaşmak için can attığım için hemen araştırmaları arttırdım, kendi tecrübelerimle de birleştirdim. Buyurun okumaya ..

Ülkemizde bildiğim geçmişi 3-4 yıl kadar eski, ama anavatanı tropik bölgelerde 1000 yıllardır, meyvesi, yağı sütü bölge halkı tarafından kullanılıyor. Ve ne tesadüftür ki bu yağı çok tüketen toplumlarda, (çok tüketmek derken bildiğiniz ayçiçek yağı niyetine bunu kullanıyorlar, yemeklerini bununla pişiriyorlar..vs..) çağımızın hastalıklarını çok nadir gözlenmiş olduğunu görüyoruz.
Bknz. Survivor'da aç susuz oradan oraya koşup zıplayan, yıkılmadan ayakta duran kaslı ve sağlıklı yarışmacılar.



Hindistan cevizi yağı Vitamin E, potasyum, magnezyum, kükürt ve sodyum açısından zengin.
Antiseptik ve antibakteriyel özelliği var; pek çok cilt tahrişine iyi geliyor.Mantardan egzamaya cilt için öneriliyor.

Ben ilk iş oil-pulling işinde denedim. İlk denemem sn.ler kadar sürebildi, 2. ci si bir kaç dakikayı geçti, ancak bu işin de bir tatbik şekli var ki o da tam 20 dk kadar bir tatlı kaşığı yağın sabahları aç karnına ağız içinde döndürüp, dişlerin etrafında çalkalanması ve sonra dişlerin fırçalanması ile son bulan bir işlem. Alışanlar yapıyor ve faydasını gördüklerini söylüyor. Bu işlemin faydası ağız ve diş sağlığı için büyük. Tamamen organik yollarla ağız ve dişlerde temizleme sağlıyor, düzenli kullanımda çürük oluşumu azalıyor, diş etlerine iyi geliyor, dişler beyazlıyor, ağız kokusuna iyi geliyor . Yöntem yeni değil:) Yine bin yıllardır Hintliler ve Uzak Doğulular tarafından gerçekleştirilen yaşam bilimi rituellerinden biri yani ayurvedik bir yöntem. Bu yöntem kendi içinde daha da derinlemesine incelenmesi gereken wellness ekolünün prensiplerinden biri aslında, uçtan uca yaklaşmak lazım olaya biz şimdilik ağız sağlığı için faydalı görüp deneyebiliriz.


Sağlıklı ve mutlu olmak için vücudumuzun yağa ihtiyacı var! Ancak doğal ve kolay emilen bir yağa..Hindistancevizi Yağı donmuş yağ  içermekte, ancak bu yağ  bildiğimiz diğer donmuş yağlara nazaran vücutta çok daha çabuk emilip, mide ve karaciğeri yormadan enerjiye çevrilmekte. Sıvı formunu salatalara, katı halini de tereyağı gibi kullanabilirsiniz.
Beyin sağlığına iyi geliyor. Alzheimer tedavisinde hindistan cevizi tüketmek çok iyi netice veriyor.

Kan şekerini dengeliyor, tatlı isteğini bastırıyor. Alkolün karaciğerde yarattığı tahribata karşı karaciğeri yormadan fayda sağlıyor.

Anne sütünde bulunan laurik asit, hindistan cevizi yağı içinde yer almaktadır. Bağışıklığı kuvvetlendirir.

Her gün tüketildiğinde metabolizmayı hızlandırıyor. Dolayısı ile zayıflamaya yardımcı.

Çok ihtiyaç  duyduğumuz enerjiyi bize sağlıklı yolla sağlıyor.

Mevsim geçişlerinde, kışın vücut direncinin düşmesi ile yakalandığımız nezle, grip gibi hastalıklara yakalanmamızı önlüyor. Alerjik hastalıklarda da yine aynı şekilde bünyeyi kuvvetlendiriyor.

Antimikrobiyal ve antioksidan özellikleri ile sivilce oluşumundan, kırışıklık önlemeye kadar cilt için sayısız faydası var. Çok kuvvetli bir nemlendirici.Kuru ciltler için özellikle öneriyorum, tuhaf şekilde yağlı ciltler için de kullanılabiliyor. Cilt yapısını dengeliyor. Cilt lekeleri dahil cilt rengini eşitlemeye  yardımcı. Göz altlarınıza sürerseniz ince kırışıklıkları sürüldüğü anda ortadan kaldırıyor.

Masaj için kullanılabilir.Anında ten ısısı ile eriyen bir yağ olduğu için cilde nüfus etmesi de çok hızlı ve derinlemesine gerçekleşir . Cilt ve saç derisinde mucizeler yaratır, kafa derisini etkin nemlendirdiği için kepeği önler, dolaşımı arttırarak saç dökülmesini önler.
Kirpikleri de besleyecektir, Badem ve susam yağı ile birleştirip etkisini arttırmak mümkün. Gözlere getirmemek de fayda var, temizlenmiş eski bir rimel fırçası ya  da kulak temizleme çubuğu gibi bir pamuk yardımı ile kirpik diplerine sürülebilir.
Ya da direk makyajınızı hindistan cevizi yağı ile temizlerken hem doğal yolla makyajınızı çıkarmış hem de kirpiklerinizi beslemiş olacaksınız.

Dudaklarınız mı kuruyor? Nemlendiriciye gerek yok, yine hindistan cevizi yağı sürülebilir.

Maniküre gitmeye vaktiniz mi yok? Tırnak diplerine yedirin, tırnak derisi kenarlarındaki ölü deri kolaylıkla çıkacak, aynı zamanda tırnaklarınızı ve ellerinizi de doğal yollarla nemlendirmiş olacaksınız.


Yemeklere salata ve tatlıların içinde kullanılabilir. Çok basit bir tarifle hindistan cevizi yağı ile evde şeker ve sıvı yağ eklemeden de  çikolata yapmak da mümkün. 2 kaşık hindistan cevizi yağı, kakao ve keçiboynuzu tozu ile karıştırdıktan sonra içine ilave lezzet katmak için fındık, fıstık, ceviz ya da ne isterseniz onu ekleyip şekillendirip buzdolabında beklettikten sonra afiyetle tüketebilirsiniz.!

Tekrar saçlara dönecek olursam, kuru, yıpranmış ve boyalı saçların ilacı kesinlikle, röfleli saçımı çok güzel nemlendiriyor. Banyo öncesi bir kaç saat saça sürüp bekletirseniz harika bir saç bakımı yapmış olacaksınız.

Kepek sorununuz var ise yine bu yağ sorunu giderecektir.

Hamilelik çatlaklarına ve emzirme döneminde tahriş olmuş meme ucuna çok iyi geldiği söyleniyor. Organik bir ürün olduğu için anneye de bebeğe de hiç bir zararı olmayacaktır.
Bebeklerde pişiklere iyi geliyor.
Yine bebeklerde kafa derisinde oluşan konakları geçiriyor.

Erkeklerde kullanabilir! Tıraş öncesi cildi bariyer gibi koruyacak, traş sonrası ise cildi rahatlatacaktır.

Bebeklere, yaşlılara, hamilelere, erkeklere ve tabi kadınlara herkese hitap eden bu yağ gerçekten de "mucize" sıfatın hak ediyor gibi.

Sevgi ve sağlıkla, güzel kalın .




13 Mayıs 2016 Cuma

Gezi Olayları Yıldönümü Öncesinde Bu Filmi Mutlaka İzleyin

Baskın Günü - Bastille Day

Film Fransa'da geçen Amerikan-Fransız ortak yapımı "terör" temalı, sıradan bir aksiyon filmi aslında ama bir  o kadar da etkileyici ve soluksuz izleniyor,  çünkü olaylar gündemin tam orta yerinden. Filmin  sonunu söylemeyeceğim ama Fransız yapımı bu filmde iğne de çuvaldız da Fransız'lara hayli batmış
.Bizlerin 3 sene önce tanıklık ettiği Gezi Olayları ile kesişen pek çok noktalara rastalayabilirsiniz filme dair bir tuhaf tesadüfte filmin vizyona gireceği tarihte Fransa'da Charlie Hebdo terör saldırılarının gerçekleşmiş olması. 

Filmi izlerken ülkede yaşanan olaylarla kıyaslamalar yapmamak elde değil. Ya da Amerika'nın sadece film üzerinden bile olsa  daha sıra Türkiye'ye gelmeden Avrupa'yı bile nasıl parmağında oynatmak istediğini. 

Baskın Günü  yani Bastille Day Fransız'ların Ulusal Zafer Bayramı
Filmdeki terör saldırıları da tam bu özel günün arifesinde gerçekleşiyor. Şehirde sözde teröristler cirit atıp, etrafa tehdit dolu mesajlar savuruyorken Fransız Hükümeti'nin en tepe yetkilileri canlı yayında demeç veriyor. Aynı bizim "Korkmuyoruz, Korkmayacağız.." demeçleri gibi.



Bu 2 öğe de filmin yan karakterleri gibiydi. Aktivist gençlik ve aşağıda filme ait görselini bulamadığım Hacktivist! kitle.

Filmde sosyal medyanın son dönemdeki önlemez etkisi, terör olayları protestosunda baş roldeydi. Asıl teröristler de, barış yanlıları da #hashtag savaşlarında karşı karşıyaydı.

Filmde unutulmayan bir tema da azınlıkların hele de Müslüman ise yaşadığı aşağılanmalar ve zorlukları perdeye getirmişlerdi. Her türlü pislik nasılsa onların başından çıkıyordu. Ya da tamamen masum da olsalar potansiyel suçlu gibilerdi.

Polis teşkilatı daha önce bu filmdeki kadar irdelenip, böylesine hedef gösterilmiş midir? Merak ediyorum. 

Filmde başrolü paylaşan oyunculardan biri iyi aile çocuğu çok başarılı yankesici!üstün yetenekleri ile keşfediliyor. Ve teröristlere karşı gerçekleştirilen özel harekatın içinde buluyor kendini bir anda. Kimbilir CIA, MIT gibi teşkilatlarda ne yetenekler vardır daha diye düşünmeden edemiyorsunuz.



Filmin sonu çok beklenmedik biraz da ütopik hatta gereksiz olmuş gibi geldi ama oyun içinde oyun bin yıllar öncesinden günümüze kadar devam ediyor. Sıradan halkın masum istekleri ve haklarının büyük güçlerin karşısında pek bir önemi yok. Terör olaylarında hayatını kaybeden masum kişilere üzülmekten başka yapacağımız birşey yok.

Kurunun yanında yaşın nasıl yandığını, kimin masum, kimin tehlikeli olduğunu belki de asla anlayamayacağımız günümüz gerçeğini bir parça yansıtan bu filmi, vizyondan kalkmadan izleyin derim.



11 Mayıs 2016 Çarşamba

Son Moda Sağlıklı Besinler Sözlüğü

Artık kahvaltıda zeytin, peynir, tereyağlı ekmek yiyen yok sanki. Dergilerde, tv'de, sosyal medyada yemek tarifleri, atıştırmalıklar da hep yeni yeni gıdalar var. Smoothie ile form tutmalar, juice içmeler ..

Ben de naçizane sağlıklı yaşamı benimseme adına yaşantıma biraz daha egzersiz ekleyip, çikolata, tatlı, cips ve de unlu gıdalardan börek ve çörekleri süreli olarak çıkartma kararı aldım. Hedefte 21 gün boyunca aralıksız, bahanesiz zararlı gıdalardan yememek var.
Zaten süre sonunda inşallah onları yeme alışkanlığım da azalmış olacak diye ümit ediyorum.
7. günündebozmuş olduğum   21 günlük arınma programımda :) yerini doldurmam gereken yiyecekler olduğunu düşündüm, sağlıklı, lezzetli, besleyici arayışa başladım. 

Genelde klasiklerden pek şaşman ama Avokado'dan Chia tohumuna ne varsa son dönem duyduğumuz, ya da uzun zamandır hayatımıza yerleşmiş ama çok da sıkı fıkı olmadığımız, meyvveydi, tohumdu aklıma gelenleri derledim topladım, işte açıklamalı, resimli sözlüğümüz :)


Avokado: Şahsen tadını sevmediğim ama günümüz annelerinin bebeklerini bile çok faydalı diyerek alıştırdığı bayıla bayıla yedikleri tropikal bir meyve olan avokado diyet listelerinde mutlaka yer alır, tok tuttuğu söyleniyor. Ayrıca Potasyum, magnezyum, A ve E vitamini içerir. Lif oranı yüksektir. Kabızlığa iyi gelir. Kalın bağırsak ve hemoroit için faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürücü etkisi var. Yiyeemez iseniz de olgunlaşınca çatalla ezip maskesini yapıp cildinize sürün, pek çok cilt için cilt maskesi olarak kullanılabilecek özelliklere sahip 


BlueBerry (Mavi Yemiş / Yaban Mersini) : Cildi gençleştiriyor, kanı temizliyor.Yüksek miktarda A,C, E vitaminleri, demir, betakaroten ve lif içeriyor. Ülkemiz florasında 2000'li yıllar öncesinde hiç yetiştirilmemişti, tek tük Karadeniz'de yetiştiriliyor. Tadı çok hoş..Her market ve pazarda yok. En son Macro Center'da görüldü  :)





Badem Sütü: Bildiğimiz bademin suda bekleyip şiştikten sonra blendırdan geçtikten ve seyreltilmesi ile  bildiğimiz süt gibi bir görüntüsü oluyor. Kalsiyum ve E vitamini deposu. Neden süt değil de badem sütü derseniz? Laktozsuz.

Fakat o da alerji yapabiliyor kimine.

 Chia Tohumu: Menşeii Meksika. Aztek'lerden günümüze gelmiş :)
Sağlık deposu ve uzun süre tok tuttuğu için zayıflamaya yardımcı. Kan şekerini düzenliyor, Omega 3 deposu, kabızlığı önlüyor. C Vitamini, Demir ve kalsiyum gibi minerallerden booolca barındırıyor. Aktarlarda, organik marketlerde satılıyor. Antioksidan. İyi hissettiriyor, uykuya geçişi kolaylaştırıyor. Baskın bir tadı yok, yediğiniz salatalara, meyvelere vs. eklenebilir. 




GojiBerry:Anavatanı Tibet olan bu yemiş, ülkemizde de yetiştirilmeye başlanmış. Kurt üzümü, mutlululuk meyvesi gibi isimleri var. Enerji veriyor, tok tutuyor, cildi gençleştiriyor, kalp sağlığını koruyup, zayıflamaya yardımcı oluyor.Antikanserojen!





Kenevir Tohumu: Aptal otu!, kendir otu, kenevir otu gibi isimleri var. Ama bence en önemlisi Victoria's Secret meleklerinin gösteri haftasına hazırlanırken bu tohumdan tüketerek kilo almadan, tok kalabiliyor olmaları. Diğer faydaları; Omega 3-6, zayıflamaya yardımcı Linoleoik asit ve E vitamini deposu. İşlenmiş kenevir tohumu esrar yapımında da kullanılıyor..


Hindistancevizi Yağı: Saçı besliyor, cildi nemlendiriyor. Tırnakları yumuşatıyor. Hamilelik çatlaklarını doğal yollarla gideriyor. Dudaklardaki kuruluğu gideriyor. Göz makyajı dahil makyajı  çıkartıyor. Faydaları sadece bu kadar değil. " Oil Pulling" denilen bir yöntemle ağızda 20 dk gezdirildiğinde ağız ve çevresindeki toksinleri temizliyor. Bir nevi detoks yapmış olunuyor. Dişleri beyazlatıyor. Bebeklerin de dş çıkarma döneminde, diş etlerine sürüp onları rahatlatmak da mümkün. Atıştırmalıklara bir miktar ekleyip direk tüketmek de . Metabolizmayı hızlandırıp zayıflatıyor.





Keçiboynuzu Tozu: Bildiğimiz keçiboynuzunun toz formu, görüntüsü tıpkı kakao gibi olan bu besin özellikle keklere, kurabiyelere ekleniyor. Sütle birlikte içilebiliyor. Çok lezzetli bir kalsiyum ve enerji deposu. A ve C vitaminlerinden zengin.Astım ve bronşit gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır. Antioksidan, metabolizmayı kuvetlendirir, hastalıklara karşı korur. Mide dostudur.İshali keser.Sinir sistemini korur ve zeka üzerinde geliştirici etkisi vardır.





Kinoa: O da ithal, atası İnka'lar. Yıllar içinde Amerika ve Avrupa'ya yayılıyor. Kaliteli proteinlerce yüksek ve  lifli oluşu nedeniyle özellikle diet yemeklerine eklense de çocuklar için de öneriliyor. Beyin gelişimini desteklediğine inanılıyor. Genellikle beyaz pirinç ve makarna yerine daha sağlıklı bir alternatif olarak yemeklerle tüketilebilir. Pişmiş halde çorbalara, salatalara  katılabilir. 


Muskat: Muskat deyince  Refika Birgül geliyor aklıma, kırt kırt rendesiyle muskat rendelerken.. Hint cevizi bir diğer adı, o da tropik bir yemiş. Yemeklere baskın aroması nedeniyle ekleniyor. Çok sayıda faydası var ancak hamileler, 2 yaş altındaki bebekler ve emziren anneler için önerilmiyor. Bu kuvvetli besinin ağrı kesici, mide rahatlatıcı, antikanserojen özellikleri var.


Siyah Pirinç: Pişince rengi patlıcan moruna dönen bu pirinç beyazına kıyasla çok daha besleyici faydalı minerallerle dolu. Sinir sistemi için gerekli Magnezyumdan bolca içeriyor. Kuvvetli bir antioksidan. Yaşlanmayı geciktiriyor. Şeker miktarı da beyaz pirinçten çok daha düşük.Antik çağlarda sadece zenginlerin yiyebildiği bu pirinç günümüzde de yüksek fiyatı ile raflarda.





Siyah Sarımsak: Bildiğimiz sarımsağın çeşitli pişirme ve kurutma işlemlerinden geçmiş hali. Avrupa ve Amerika da yaygın şekilde seçkin  mutfaklarda kullanılıyor. Rengi siyaha dönerken fermente olan sarımsak gücüne güç katıyor. Hem daha lezzetli oluyor hem de içindeki tüm faydalı mineral ve vitaminlerin kuvveti artıyor. Kanserle savaşıyor, yaşlanmayı önlüyor bağışıklığı yükseltiyor.




Siyah Havuç:  Son siyahi besin olan siyah havuç da Şalgam havuç olarak da biliniyor. O da turuncu havuçtan kat kat daha fazla besleyici özelliğe sahip . Antioksidan, yaşlanmayı önlüyor. Kırışıklarla savaşıyor. Diş ve göz sağlığında çok etkili. Emziren annelerin sütünü arttırıyor. Kansızlığa iyi geliyor. Bağırsak florasını onarıyor. İltihaplarla savaşıyor, ateşi düşürüyor. Suyu kullanılabilir bunun için. Ülkemizde Konya Ereğli'de üretilen siyah havuçların yurt dışına ithal edildiğini . Doğal saç boyası için ana madde olarak kullanıldığını ve miktarın yılda yaklaşık 120 bin ton gibi çok yüksek bir miktarda olduğunu..




Not: Benim unuttuğum, görmediğim, duymadığım, bilmediğim çok sayıda besin olduğuna eminim. Yorumla ya da e-mail ile paylaşırsanız çok sevinirim. Listemiz zenginleşir ;)

Afiyet ve şifa olsun .

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Nedir bu 21 gün mucizesi?

Çok yerde duymuşsunuzdur. 21 gün mucizesini.. Belki de ilk kez şu an duydunuz ve merak ettiniz.
21 gün şekersiz beslenme, 21 günde sigarayı bırakma, 21 günde eski sevgiliyi unutma! gibi ..3.sü komplike bir konu ona girmiyorum ama 21 günde bedeni fiziksel anlamda değiştirdiğini vaat eden, alışkanlıkları ortadan kaldıran sistem ilgimi çekiyor diyorsanız,  buyrun okumaya.



Ben biraz konuyu araştırdım ve deneyimledim, gerçekten 21 gün düzenli olarak yapılan "icraatlar" mutlaka işe yarıyor.



Bu konuda yapılan araştırmalara göre beyinde öğrenmeyi sağlayan sinir hücrelerinin bilgiyi kalıcı bilgiye dönüştürmesi için gereken süre 21 gün .
Ne derlerdi bize okul yıllarında? "Sık tekrar et, öğrendiklerini pekiştir.."

Beyinde hareketlerin, davranışların 20 günde alışkanlığa dönüştüğü tespit edilmiş. 21. günde alışkanlık artık hayatınızın içinde, kendinizi düşünmeden o işi yaparken bulabilirsiniz..
Biz Atasözlerinde 40 kere diye bildik, "Birşeyi 40 kere söylersen olur" dediler, belki 20 den itibaren de oluyordur ..

Bu sebeple önce "inanarak" bilinçaltına belki de hükmederek. 21 günde sigarayı bırakmak da mümkün, fazla kilolardan kurtulmak da..Alkolü azaltmak da şeker bağımlılığını bitirmek de..

Aslında ne yaparsak kendimiz kendimize yapıyoruz.
Ben Nutella gördüm mü dibine inmeden bırakmam derseniz. Gerçekten de bitmiş kavanoza pişmanlıkla kendinizi bakarken bulursunuz.
Ama irade bizim elimizde. Önce eve Nutella almamak lazım tabi :)

21 gün ne olacağını görmek için denemeye değer. Hiç değilse beden ve zihin 21 günlük bir kampa girmiş olur.

21 günde mucize yaratmanın püf noktaları;
  1. İlk kural mucizelere inanın ve onları başı boş bırakmayın. Çalışarak destekleyin 
  2. Olmuyor dediğiniz şey ne ise; Kilo verememe, aşırı alkol alışkanlığı, sigara bağımlılığı vs..Öncelikle olumsuz kelimeleri lügatınızdan atın. 
  3. 21 gün sonunda yeni halinizi hayal edin. Ne ise istediğiniz olmuş gibi düşünün..Bu kısmı biraz secret yani çekim yasası .
  4. Kötü alışkanlıkları, iyileri ile değiştirmek gerekiyor. Boşluklar mutlaka doldurulur prensibi ile insanların hayatında mutlaka günlük hayatından çıkardığı rutin yerine bir başka alışkanlığı yerleştirmesi gerekiyor. 
  5. Zayıflama konusunda tek amaç kilo vermek değil, sağlıklı yaşam şeklini günlük hayata yerleştirmek olmalı ki başarı kalıcı olsun. 
  6. Çok da katı olmayın, örneğin şekerli gıdaları hayatınızdan tamamen çıkartamıyorsanız kademeli düşürün. Sigara için de benzer prensibi uygulayın ama 21 gün içinde mutlak amacınız size zarar veren kötü alışkanlıkları ilk sırada tamamen çıkartmak, ya da olabildiğince azaltmak.
  7. 21 gün dolmadan çok zorlanırsanız moralinizi bozmayın, sonuca odaklanın .
Not: "21 gün" prensibine uyanların görüşlerini, nasıl gittiğini duymayı çok isterim. Paylaşırlarsa yoruma ekleyerek çok sevinirim. Benim 2. günüm "bisküvi" "cips" görünce yutkunup geçiyorum :D Bugünkü egzersizimi de yaptım.
Şimdilik kuralı bozmadan devam ;)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...